Buzla üyelerinin sorduğu sorular
-
Bu iki kavram reklamda kullanıldığında ona değer
katıyorsa, yeri ve zamanıysa ve akıllıca
kullanılmışsa tabii ki olabilir. Cinsellik ve kadın
hayatın bir parçası, reklam her şeyden besleniyor
olabilir. Cinsellik içeren bir reklam vardır, ama çok
zekice yapılmıştır. Evet cinsellik içeriyordur ama yeri
ve zamanı gelmiştir, o zaman yapılmıştır ve
başarılı olmuştur. Tıpkı çocuk kullanılması gibi.
Çocuk kullanılması gerekiyorsa o reklamda, çocuklara
yönelik bir ürünse, ya da çocuğun kullanılması bir
artı değer katıyorsa, kullanılabilir. Tabii ki etik
değerlere de bağlı kalmak koşuluyla.
-
''Think global, act local!'' kavramından herkes sıkıldı
artık. Daha farklı açılımlar ve önermeler bekliyoruz.
Nasıl ki Doritos ve Magnum kampanyaları küresel
olabiliyorsa; diğer markalara da sıçrayabilir. İş
yerellikten öte bir boyuta geçti. Bu doğrultuda
cevaplarsanız sevinirim.
-
Türkiye'deki hedef kitlelerin diğer ülkelerden
farklılıklarından da bahsedilirse sevinirim
-
Bir kere şu var, Türkiye’de televizyon hala ana
mecradır. Yani kitlesel iletişim yapmak istiyorsunız
televizyonu kullanırsınız. Şu da aşikar,
İnternet’in gün be gün gelişiyor. Türkiye’de bu, o
kadar televizyona kafa tutan bir halde değil.
Yurtdışında evet, televizyona kafa tutuyor. Ayrıca şunu
da unutmamak lazım, insanlar televizyonda bulduklarını
şeyi İnternet’te buldukları zaman yani İnternet’ten
de dizi izlenmeye başlandığı zaman belki televizyon
izleme alışkanlıklarını azaltabilirler.
İnternet’te yapılabilecek şeyler neler var: Sörf
yaparsın, chat yaparsın, bilgi edinmeye çalışırsın,
araştırırsın... Ama Türk tüketicisi için mesala,
Türkiye %90’u dizi izleyen bir ülke ise, İnternet’ten
dizi izletmiyorsan sen, bu çalışmayacaktır kısa
vadede.
Ama dünyada ve Türkiye’de daha çok
yayılacak; bağlantı hızı da arttıkça, İnternet’te
yapılan şeyler artacak. O zaman İnternet daha da çok
kullanılmaya başlayacak.
Özellikle Türkiye için,
şunu söyleyemeyiz, “Türkiye’de televizyon reklamı
yapılmıyor, İnternet’te yapılıyor”. Böyle bir
durum yok. Yurtdışında da yok. Evet İnternet’e
yapılan harcamalar giderek artıyor fakat hala
kıyaslanacak durumda değil.
Yakın vadede televizyonun
değeri düşmez. Televizyon uzun yıllar, önümüzdeki
dönemde en azından, ana mecra olarak kalacaktır.
-
Seda Sayan'lı Pepsi reklamını Alice BBDO yapmadı, bir
başka ajans yaptı. (Daha fazla yorum yok)
-
Ajans içinde müşteri ilişkileri ve strateji
bölümlerinin gerekliği olduğuna inanıyorum, gerçekten
inanıyorum.
-
Yaratıcı bölüm adına konuşayım. Eğer iyi bir
porfolyonuz varsa, başvursunuz, muhakkak sizi
çağırırız, cv'nizi gönderirseniz. Aslında çok özel
bir tarafı yok Alice BBDO'ya başvurmak için. Ve eğer iyi
işleriniz varsa, biz de beğenirsek, muhakkak size fırsat
tanımaya çalışırız. Başvuruda özel bir taraf filan
yok. Kimse bomba filan göndermesin.
-
İlk tavsiyem, bu mesleğin gerçekten göründüğü gibi
bir meslek olmadığını bilmeleri. Ben bir çok insanla
konuşuyorum, tanışıyorum, herkes reklamcılığın
fotomodellik gibi bir meslek olduğunu zannediyor. Acayip
bir partiler, ışıltılı bir dünya... Bu herhangi bir
iş, yaratıcı bir iş ama. Bir kere reklamcı olmak
isteyen insanların bu işi gerçekten severek yapmaları
gerekiyor. Sevmeden yapılabilecek bir iş
değil.
İkincisi sadece reklam kitabı olarak değil,
her anlamda beslenen insanlar olmaları gerekiyor. Kaynak
göstermek gerekirse, bir sürü kitap var reklamcılık
üzerine. İnternet’ten araştırırsanız bulabilirsiniz.
Ben neler yapıyorum kendimi beslemek için, mesleki
yayınları takip ediyorum, mesleki CD’leri takip
ediyorum; sadece kendi alanımdan değil, bir sürü alandan
beslenmeye çalışıyorum.
(Öte yandan)Reklamcılık
kitaplarının verdikleri tabii ki değerli bilgiler ama
onlar teoriler. Sonuçta teori okuyorsunuz size bir şeyler
katıyor. Reklamcılık, yaparak uygulayarak öğrenilecek
bir meslek, kitaplar tabii ki bir ufuk açar ama asıl
ajansın içerisinde öğrenilecek bir meslektir
reklamcılık.
Tavsiyem genç meslektaşlarıma, çok
çalışmaları, çok çalışmaları, çok
çalışmaları...
-
Yaratıcılık doğuştan gelen bir şey bence. Ama
geliştirilebilen de bir şey. Hiç yaratıcı olmayan bir
insanın geliştirdiğin zaman ama bir yere kadar
geliştirebiliyorsun. Reklam yaratıcılığı için genetik
vasıflar gerekiyor. Enteresan düşünebilen insanlar
gerekiyor.
Bunu beslemek için ne yapılıyor. Çok
şahsi bir şey. Herkesin yaptığı farklı bir şey var.
Ben ne yapıyorum: Olabildiği kadar farklı yerlere gitmeye
çalışıyorum, dünyayı görmeye çalışıyorum,
gezmeye çalışıyorum, daha fazla okumaya çalışıyorum,
daha film izlemeye çalışıyorum, daha fazla sergi
görmeye çalışıyorum, daha fazla taksicilerle konuşmaya
çalışıyorum, daha fazla pazara gitmeye
çalışıyorum...
Bunu sadece yaratıcılığımı
beslemek için yapmıyorum. Bundan keyif aldığım için
yapıyorum. En önemli şey zaten bu. Gerilla gibi sürekli
bir amaç için çalışırsanız, bu sefer hayatı
kaçırsınız. Evet çalışıyorsunuz bir şeyler
üretmeye çalışıyorsunuz ama kendinizi
zenginleştiremiyosanız hayat yolculuğu içerisinde ve her
şeyi meslek olarak yapmaya başlıyorsanız, o zaman
eğlenemezsiniz. Sıkıcı bir insana dönüşürsünüz. Bu
da bir reklamcı için oldukça tehlikeli bir şey.
Mesala mahallenin bir ağabeyi vardır, “Selim
Ağabey, ya ne kadar eğlenceli komik bir adam”, hiç bir
eğtim almamıştır ama komiktir. Bir hikaye anlatır ve o
hikaye anlatma biçimiyle bile sizin aklınıza girer.
İşte böyle bir şey, böyle insanlar var hayatta. Çok
eğlenceli minübüsçüyle tanışabilirsin, taksiciyle
tanışabilirsin. Ben reklamcı olma potansiyeli olan bir
sürü insanla tanıştım. Sadece bu insanlar böyle bir
disiplin için çalışmıyorlar, üniversitede
okumamışlar, böyle bir şeye merak sarmamışlar.
Mesala efsanevi bir reklamcı var 36 yaşında reklam
işine başlamış. Ondan önce bir sürü iş yapmış,
kapı kapı gezip kitap satmış, bir sürü başka meslekle
uğraşmış. Yani reklamcılıktaki şahsi birikliminiz,
gördüğünüz şeyler, yaşadıklarınız, okuduğunuz bir
fıkra, pazarda duyduğunuz bir bağırtı, ötekinin
tepkisi bunların hepsi siz reklam yaparken bir malzeme
kaynağı olabilir. Gerçekten eğlenerek iş yapmak
gerekiyor, eğer işinizi yaparken eğlenirseniz mutlaka iyi
sonuçlar çıkacaktır.
Ama mutlaka bir tohum vardır,
yaratıcılıkla ilgili. Siz de bunun gelişmesini
sağlayacak ustalarla çalışırsınız, bu zamanla
gelişir. Ama bu yoksa reklam yaratıcısı olarak bunu
geliştirmek çok kolay değil. Doğuştan yaratıcı
değilse insan, çok iyi yaratıcı bir reklamcı olamaz
bana göre.
-
eh :) bedava danışmanlık almak ha:)), başkaları
buzlarsa tabii ki :)
-
Seyhun, iyi yapmışsın da bu mu yaratıcılığın. Kim
buzlayacak böyle bir soruyu ki senin için sorulsun?